9 Eki 2014

Altın Kurallar

Lise yılllarımda radyo dinlerken bazı programları kasete kaydeder,daha sonra  beğendiğim yazı ve şiirleri not alırdım.
O zamanlardan kalma çok beğendiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum bugün.
Ne yazıkki kaynağını bilmiyorum.


ALTIN KURALLAR

Şu olur bu olur diye kendinizi dar kalıpların,küçük dünyaların içine hapsetmeyin.
Mümkün olan her zaman ve zeminde kendinizi ifade edin.
Hele bir harekete geçin,olabileceklerle ondan sonra uğraşırsınız.
Olmamış olaylarla,başa gelmemiş felaketlerle,kötü ihtimallerle uğraşmak,onlarla göğüs göğüse çarpışmaktan daha zor ve yorucudur.

Hayat dünyasında çürümektense,olayların dünyasında budanmak daha iyidir.
Tribündeki seyircilerden futbol tarihine geçmiş kimse yoktur.
Zamanında yapılmamış iş yapılmamış gibidir.
Her işi zamanında yapmak ayrı ve önemli sanattır.
Çünkü zaman bir çok şeyin değerini artırırken,bir çok şeyinde değerini azaltır.
Netice veren,faydayı sağlayan ,zamanında yapılan işlerdir.
Yapıldığı anda çok lezzetli olan bir yemek,zamanında tüketilmezse küflenir,kokar.
Yapılması gereken iş zamanında yapılmadığı için değerinden çok şey kaybetmiş olur.
Hatta değersiz hale gelmiştir.

Meyve dalında olgunlaştığı anda yenebilecek duruma gelmiş demektir.
Daha önce toplarsanız ham olduğunda işe yaramaz.
Gecikirseniz dalında çürür,
Gaye,adamı yapması gereken işi ne bir an önce ne de bir an sonra,tam zamanında yaptırmak.
Kazanılan insanlar zamanında yapılmış hareketlerin zaferiyken,kaybedilmiş insanlar zamansız hareketlerin mağlubiyetidir.
Oltayı zamansız çekerseniz balık kaçar.

Bir çok doktor kendisine korkulu gözlerle bakan hasta yakınlarına ''Malesef gecikmiş,hastayı 3 ay evvel getirmeliydiniz'' demek mecburiyetinde kalmıştır.

Hayatımız ihmallerimizin pişmanlıkları ile boğulmamalı.
''Yarın yaparım'' denilen işin yarın yapılabilme ihtimali çok azdır.
Ve hayat ihmalleri cezalandırmakta hiçte ihmalkar davranmaz.

Asla 3 ay önce doktora gitmesi gereken bir hasta olmayın.



Vesselam.

devamını oku
PAYLAŞ:

27 Eyl 2014

Hafızlar Kimlerdir Bilir misiniz?


Gittiğim yerlerde,katıldığım bir çok programda,arkadaş ortamlarında güzel vakitler geçiririm.
Zamanla o güne ait anılar silinir zihnimden,pek bir şey hatırlamam.
Ama bazen öyle bir şey yaşarımki ya da duyarımki o hiç aklımdan çıkmaz.
Bu kötü bir anıda olabilir,güzel bir anıda.

Yaz sonuna doğru katıldığım bir programda çok etkilendiğim şeyler yaşadım.Saatlerce kaldığım o anlardan ''ne hatırlıyorsun?'' deseniz anlatacaklarım 2-3 cümleyi geçmez belkide.
Ama öyle bir şey duydum ki beni gerçekten çok etkiledi ve tabiri caizse tüylerim diken diken oldu.

Önce şöyle bir soru soruldu:
-Hafızlar kimlerdir?
Cevap etkileyici.
-Onlar ruhlar aleminde Efendimiz(s.a.v.) ile göz göze gelmiş kişilerdir.

Ne mutlu o insanlara.
Vesselam.

devamını oku
PAYLAŞ:

19 Eyl 2014

Renkli Minderler

Daha önce buradaki yazımda bahsetmiştim çalışmamdan.
Dikişle ilgili olduğumu çocukların okulunda duymayan kalmadı sanki.
 Bu tür işlerde ilk akla gelen ben oluyorum.

Anasınıfı öğretmenlerimiz minderler için kılıf dikmemi istediler.
Kumaşları beraber beğendik,aldık.
Toplamda 80 adet yastık ve minder kılıfı diktim.
Çokta güzel oldular.
Birde bu minderlerin üstüne oğlumunda oturacak olması farklı bir duygu oldu.

Güle güle kullansınlar :)
 

devamını oku
PAYLAŞ:

12 Eyl 2014

İYİLİK

Adam kapıyı açtığında polislerle karşılaştı.Heyecanla:
-Bir şeymi istediniz? diye sordu.Bir olay mı var?
İçlerinden komiser olanı:
-Geçen yıl evinizi soyan hırsızı yakaladık,diye cevap verdi.
İfadesinden bu eve girdiğini anladık.
 
Adam,polislerin arasında sıkışıp kalan 18-20 yaşlarındaki genci bir müddet süzdükten sonra:
-Buyurun,içeri girin,diye kenara çekildi.
Herhalde bazı şeyler soracaksınız.
 
Hep birlikte oturma odasına geçtiler.
Adam önce polislerin,sonrada hırsızın elini sıkarak:
-Geldiğinize sevindim,dedi.
Bu gençle tanışmayıda çok arzu ediyordum.
Polislerden biri:
-Herhalde yanlış anladınız ,diye lafa karıştı.Bu delikanlı sivil polis falan değil,evinize giren hırsızdır.
Adam:
-Daha o kadar yaşlanmadım memur bey,diye çıkıştı.
Hırsız olduğunu biliyorum ama,açık söylemek gerekirse şikayetçi değilim.
Konuşulanlar dolayı hırsızda şaşırmış görünüyordu.
Adam misafirlerine şeker ikram ettikten sonra tane tane konuşmaya devam etti.
 
-Evim soyulmadan önce geç vakitlere kadar oturur,haliyle sabah namazlarına kalkamazdım.
Ve çok istediğim halde,günde bir sayfa bile Kuran okuyamazdım.
Kıldığım namazlarda Allah(c.c.) kabul etsin ,hep yarım yamalak olurdu.
Ama delikanlı bilmeden de olsa beni bu gafletten kurtardı.
Polislerden biri dayanamayıp atıldı:
-Ne yaptı ki bey amca?
-Adam biraz önce ikram ettiği şekerleri hırsızın önüne koyarken:
-Daha ne yapsın ki evlat,diye gülümsedi.
Evime girdiğinde televizyonumu çalmıştı.
 
Hayatın İçinden-Cüneyt SUAVİ
 

devamını oku
PAYLAŞ:
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...