Hayatın İçinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayatın İçinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayatın İçinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayatın İçinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eyl 2014

İYİLİK

Adam kapıyı açtığında polislerle karşılaştı.Heyecanla:
-Bir şeymi istediniz? diye sordu.Bir olay mı var?
İçlerinden komiser olanı:
-Geçen yıl evinizi soyan hırsızı yakaladık,diye cevap verdi.
İfadesinden bu eve girdiğini anladık.
 
Adam,polislerin arasında sıkışıp kalan 18-20 yaşlarındaki genci bir müddet süzdükten sonra:
-Buyurun,içeri girin,diye kenara çekildi.
Herhalde bazı şeyler soracaksınız.
 
Hep birlikte oturma odasına geçtiler.
Adam önce polislerin,sonrada hırsızın elini sıkarak:
-Geldiğinize sevindim,dedi.
Bu gençle tanışmayıda çok arzu ediyordum.
Polislerden biri:
-Herhalde yanlış anladınız ,diye lafa karıştı.Bu delikanlı sivil polis falan değil,evinize giren hırsızdır.
Adam:
-Daha o kadar yaşlanmadım memur bey,diye çıkıştı.
Hırsız olduğunu biliyorum ama,açık söylemek gerekirse şikayetçi değilim.
Konuşulanlar dolayı hırsızda şaşırmış görünüyordu.
Adam misafirlerine şeker ikram ettikten sonra tane tane konuşmaya devam etti.
 
-Evim soyulmadan önce geç vakitlere kadar oturur,haliyle sabah namazlarına kalkamazdım.
Ve çok istediğim halde,günde bir sayfa bile Kuran okuyamazdım.
Kıldığım namazlarda Allah(c.c.) kabul etsin ,hep yarım yamalak olurdu.
Ama delikanlı bilmeden de olsa beni bu gafletten kurtardı.
Polislerden biri dayanamayıp atıldı:
-Ne yaptı ki bey amca?
-Adam biraz önce ikram ettiği şekerleri hırsızın önüne koyarken:
-Daha ne yapsın ki evlat,diye gülümsedi.
Evime girdiğinde televizyonumu çalmıştı.
 
Hayatın İçinden-Cüneyt SUAVİ
 

devamını oku
PAYLAŞ:

19 Ağu 2014

Dua'da Ümitli Olmak Gerek

Cüneyt Suavi çook sevdiğim ve yıllardır kitaplarını okumaktan zevk aldığım bir yazardır.
Kısa kısa ve ibretlik hikayelerin olduğu bu kitabı temin etmenizi ve okumanızı nacizane tavsiye ederim.
İşte bu kitaptan kısa bir hikaye:

DUA

Küçük çocuk deniz kenarında oturmuş,gözlerini ufuktaki bir noktaya dikmişti.
Belki bir saattir öylece duruyordu.
Onun bu hali,alışveriş için balıkçı sandallarını bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti.
Yaşlı adam seke seke onun yanına gidip:
-Merhaba,dedi.Bugün deniz çok harika değilmi?
Küçük çocuk başını çevirmeden:
-Ama dalgalı,dedi.Topum denize düşünce sürükleyip götürdü.
Adam çocuğun yanına oturup:
-Eğer biraz genç olsaydım yüzüp alırdım.Fakat şimdi adım bile atamıyorum,dedi.
Küçük çocuk ona cevap vermedi.
Ve kıyıdan uzaklaşan topunu daha iyi görmek için hemen yanındaki tümseğe çıktı.

Yaşlı adam sakin bir ses tonuyla:
-Ümidini hiç bir zaman kaybetme,dedi.Bence dua etsen çok iyi olur.
Çocuk büyük bir sevinçle:
-Dua etsem topum geri gelirmi ? diye sordu.Hem gelsede burayı nasıl bulacak?
-Allah isterse ona buldurur.Topun geri gelmese de o duanın sevabı sana yeter.
Küçük çocuk bu sözleri duyunca,her okuduğunda dedesinden bahşiş kopardığı bir kaç kısa sureyi sıraladı.
Daha sonra topun dönmesi için Allah'a dua etti.Üzüntüsü her nedense azalmıyordu.
O topa bir sürü para harcamış,bayram parasını bile ona katmıştı.
Şimdi artık tek şansı,bazen olduğu gibi rüzgarın ters tarafa esmesiydi.
Ama deniz büyüktü,topu ise küçücük.
Akşam üstü hava biraz sertleşti.Ve güneş batmak üzereyken sandallar döndü.
Küçük çocuk eve dönmek istemiyordu.Bu yüzden ihtiyarla birlikte oyalandı.

Yaşlı adam bir sandalın yanına sokularak:
-Avınız inşallah iyi geçmiştir.Eğer varsa bir kaç kilo alabilirim,dedi.
Balıkçı bir kovayı gösterip:Zaten o kadarcık tutmuştum,denizde ''av'' diye bir şey kalmadı,dedi.
-Dua etmeyi denedinizmi? diye atıldı çocuk.
Ümidinizi hiç bir zaman kaybetmeyin.
Balıkçı adam için herşey bir tesadüftü.Bunun için ''rastgele'' diyorlardı.
Ama şimdi bir şey hatırlamıştı.Yıllar yılı unuttuğu bir şeyi.
Çocuğun yanaklarını okşarken:
- Dua ha! diye mırıldandı.O zaman tutarmıyım?
- Tutamazsanız bile duaların sevabı yeter,dedi çocuk.Bunu yeni öğrendim.
Balıkçı bu sözleri ilk defa duyuyordu.Başını sallayarak:
-Bende yeni öğrendim,diyerek gülümsedi.Üstelikte küçük bir öğretmenden.
Çocuk bu sözlerden çok hoşlanmıştı.
Artık topun gitmesine üzülmüyordu.
Yanındaki yaşlı adam ona göz kırparken balıkçı tekrar sandala atladı ve ağların üstündeki örtüyü açtı.
Bir top vardı orada.
Henüz ıslak olduğundan ,ışıl ışıl parıldayan bir futbol topu.
Balıkçı onu çocuğa uzatıp:
-Öğretmenlerin hakkı hiç ödenmez,dedi.Bunu biraz önce denizde buldum.
Küçük çocuk neredeyse bir çığlık atacaktı.Kesinlikle bir rüya görüyordu.
Aceleyle sağa sola bakındı ama,her şey gerçekti.
Balıkçı da ,sandal da ,ihtiyar da.
Topu ise ellerindeydi.Ona sıkıca sarılıp:
-Bir daha benden izinsiz gezmek yok,dedi.Ya dua etmeseydim ne olurdu?


Kabul olacağını ümit ettiğimiz duaların, kabul olduğunu görebilmek ümidiyle...


 Vesselam
 

devamını oku
PAYLAŞ:
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...